Kısa Hikayeler

Hikayeler


"Kimse yaşamadan bilemezdi elbet, nereye, neden giderse gitsin, tüm yolculukların insanı çocukluğuna götürdüğünü. Geçmişini bir mühür gibi gözlerinde ve adımlarında taşıdığı insanın."

— Şükrü Erbaş
Bütün Yolculuklar Çocukluğumuza Gider

Tilki ile Tavşanın Akçesi

Evvel zaman içinde kalbur saman içinde güzel mi güzel bir ormanda kurnaz bir tilki ve sevimli bir tavşan yaşayıp gidermiş. Tilki, kendini kurnazlığı ile tüm orman alemine duyurmuş.

Bir gün tavşan, çocukları için bulduğu yemekleri eve götürürken yolda kurnaz tilki ile karşılaşmış. Tilki, tavşanı yolundan alıkoymuş ve demiş ki:

— Nereye böyle, Tavşan?

Tavşan der ki:

— Evime yiyecek götürüyorum. Çocuklarım aç, beni bekliyorlar.

Nitekim tilkinin gözü, tavşanın hoş sohbetinde değil tavşanın elindeki yiyeceklerdedir. Tilki bir kurnazlık düşünür ve der ki:

— Benim de ailem aç ve çocuklarım yemek istiyor. Fakat hiç yiyeceğim yok. Bulacak vaktim de yok. Ben sana bir kese akçe versem bunları bana verir misin? Söz, hızlıca geri döneceğim! Hem verdiğim akçelerle daha güzel yemekler alırsın.

Tavşan da bunu kabul etmiş ve başlamış beklemeye… Tilki kendini evin yolunu tutuyor gibi gösterip yolunu nehre doğru çevirmiş. Başlamış nehrin kenarından yassı ve ince çakıl taşlarını doldurmaya. Doldurduktan sonra hızlıca tavşanın yanına gelip demiş ki:

— Al, işte akçeleri getirdim. Şimdi bana verebilirsin yiyecekleri.

Tavşan der ki:

— Sana güvenebileceğimi biliyordum. Cömertliğin için teşekkür ederim.

Tilki, tavşanın son sözünü bitirmesini beklemeden ortadan kaybolmuş. Tavşan ise öncelikle şaşkınlıkla çevresine bakınmış ve sonrasında kesenin içine bakma kararı almış. Keseyi açınca bir dene görsün! Beklediği akçelerin yerini dolusuyla çakıl taşı almış. Güvendiği dağlara karlar yağan tavşan demiş ki:

— Umarım, yaptığının karşılığını bulur. Boşuna denmemiş etme bulma dünyası diye.

O sırada oradan en hızlı şekilde uzaklaşan tilki kendini nehrin taşlık kısmında bulmuş. Oradan hızlıca uzaklaşmak isteyen tilki nehirdeki taşlara basarak karşıdan karşıya geçmek istemiş. Nitekim ilahi adalet, tilki taşlardan birinin üstüne basacakken ayağı kaymış. Nehrin akıntısına kapılmış ve hiçbir şey yapamadan orada boğulmuş. Üstüne üstlük yiyecekler de akıntıda süzülüp gitmiş.

Kıssadan Hisse

"Kötülük yaparsanız cezası farklı şekillerde karşınıza çıkar. Etme bulma dünyası diye boşu boşuna dememiş atalarımız…"